The Hottie & The Nottie Filmin Genel Görünümü
Cristabel ile June’un birlikte yaşadığı apartman dairesi parlak renklerden oluşan neşeli bir ortamdır. Ergenlik yıllarından beri biriktirdikleri tablolar ve el yapımı objelerle dekore edilmiştir. İki kız birbirine sımsıkı şekilde bağlı olduğu için evleri de çocuksu ve eğlencelidir. Arno’nun evi de, annesinin tatil şekerlemesi ve sıcacık battaniyeler teklif ettiği çocukluk konforunun etkisi altındadır.
Filmin orijinal senaryosunda konu Boston’da geçiyordu. Yönetmen Tom Putnam, filmdeki karakterler için Los Angeles’ın daha uygun olacağını düşündü. “Mükemmel 10 numara” ve “çirkin ördek”i anlatan bir öyküde, güzellik ve imaj konusundaki önyargılarımızı göstermek için Los Angeles’tan daha iyisi olamazdı.
Fark edilmek ve kabul edilmek için moda ve plastik fazlalığına mutlaka ihtiyaç duyulan Los Angeles gibi bir kentte yaşayan June’un kabul görmek için kendisini yoga gibi fitness trendlerine verdiğini hissederiz. Nate’in durumu da aslında June’dan farklı değildir. O da kendisini bir miktar “Nottie” hisseder.
Yapımcı Hadeel Reda’nın Yorumu The Hottie & The Nottie
“The Hottie & The Nottie”de aşk, güzellik ve kendine güven gibi evrensel temalar vardır. Projeyi geliştirirken bunların hepsini yeniden keşfe çıktık. Elimizde hepimizin gülebileceği ama aynı zamanda yakınlık hissedeceği bir “Nottie – Çirkin” karakteri olsun istedik.
Beden-odaklı kültürümüzde insanların bizleri dış görünümümüze bakarak değil, kim olduğumuza bakarak yargılamasını ümit ederiz. Eğer bir süper model değilsek, bir noktada kendimizi “Nottie” gibi hissettiğimiz anlar mutlaka vardır. Öte yandan ironik bir çelişki olarak “Hottie” de “Nottie” ile aynı dertten muzdariptir. Cristabel Abbot karakterinin muhteşem bir güzelliği vardır ama Muhteşem bir güzelliği olan Cristabel Abbot karakterinin de dış görünümüyle değerlendirildiğini görürüz. O da “mükemmel göğüslerine” değil, kendisine aşık olacak birisini ister.
Filmde ele alınan güzellik ve imaj temalarının yanısıra kaybedilen aşk ve takıntı gibi temaların da keşfine çıkılır. “Bir zamanlar bir Cristabel vardı. Acaba uçup gitti mi?” diye merak eden Nate Cooper karakteriyle bu duyguyu yaşayan herkes çok kolay bağlantı kuracaktır. Onun yolculuğuna ilgi duymamızın temel sebebi bence budur.
Nate’in Cristabel’i özlüyor olması sempomatik bir olgudur. Aslında filmdeki tüm karakterlerin hala çocukluk fantezileriyle yaşadığı için bu sempomatik durum hepsinde vardır. Nate onu ilkokul birinci sınıftan beri sevmektedir. Bu nedenle o günden beri duygusal açıdan bodur kalmıştır diyebiliriz. Aslında tüm karakterlerimiz bagajlarında kendi çocukluklarını taşırlar. Nate çocukluğundan beri Cristabel ile ilgili güzel anıların etkisi altındadır. Cristabel ise June’un bir numaralı koruyucusu kalmıştır. June hala “Hottie”si Cristabel’in güzel gölgesi altında yaşamaktadır. En ekstrem durum ise, hala annesiyle beraber yaşayan Arno Blount karakteridir. Bu ikisinin başına ne geleceğinden emin olamayız.
Bu filmde hepsinin (belki Arno Blount’u hariç tutarak) kendi çocukluk travmasıyla beraber olgunlaşması veya olgunlaşamaması anlatılır.
Başrolünde Paris Hilton’un oynadığı “The Hottie and the Nottie”
Başrolünde Paris Hilton’un oynadığı “The Hottie and the Nottie”, gözlerimizi kapatıp kalbimizi açmak üzerine bir romantik komedi filmi…
Nate Cooper (Joel David Moore), altı yaşındayken ilk gördüğü günden beri Cristabel Abbott’a (Paris Hilton) çılgınlar gibi aşıktır. Ancak uygun bir zaman bulup yanına sokulmaya fırsat bulamadan ailesinin başka yere taşınması üzerine platonik aşkından uzak düşmüştür. Aradan geçen yıllarda Nate’in hayatında başka kadınlar olmuştur ama hiçbirisi Cristabel’in eline su dökemez. Kendisi için tek kızın Cristabel olduğuna kanaat getiren Nate, yıllar sonra Los Angeles’a dönerek platonik aşkının izini sürmeye başlar.
İyi haber: Cristabel hala bekar ve çok güzeldir. Kötü haber: Bekar olmasının bir sebebi vardır. Nate’in ilkokuldan hatırladığı çirkin kız June Phigg (Christine Lakin) hala Cristabel’in kankasıdır. Bir elmanın iki yarısı gibi hiç ayrılmazlar. Aynı evde beraber yaşarlar. Yoga yapmaya beraber giderler. Hatta June’in bir sevgilisi olsa erkeklerle bile dörtlü çıkacaklardır. Kısacası Cristabel, June’i evde tek başına bırakıp da çıkmayı açıkça reddetmektedir.
Cristabel’le daha fazla beraber zaman geçirmeye kesin kararlı olan Nate, June için bir erkek arkadaş bulma girişimlerine başlar. Hatta sevgili adaylarına para bile verir ama bir sorun vardır.
June’u bir kez görenler derhal ortadan yok olmaktadırlar. Sonra aklına bir fikir gelir. June’un iyi bir makyaja ihtiyacı vardır. Nate ile June’un arkadaşlığı ilerlerken June yavaş yavaş kozasından çıkar. Nate artık hayallerinin kızının güzel Cristabel olmadığını fark etmeye başlamıştır. Onun gerçek prensesi, kendisini güzel bir kıza dönüştürürken ruhundaki güzellikleri tek tek ortaya döken June’un ta kendisidir.
Paris Hilton’dan romantik bir komedi
“THE HOTTIE AND THE NOTTIE”
2 Mayıs’ta Sinemalarda
Yönetmen: Tom Putnam
Oyuncular: Paris Hilton, Christine Lakin, Joel David Moore, Johann Urb, Karley Scott Collins
Senaryo: Heidi Ferrer
Yapımcılar: Hadeel Reda, Neal Ramer, Victoria Nevinny, Paris Hilton, Myles Nestel
Görüntü Yönetmeni: Alex Vendler, Prodüksiyon Tasarımı: John Larena
Kostüm Tasarımı: Christopher Lawrence, Kurgu: Jeff Malmberg, Özgün Müzik: David E. Russo
Makyaj Departmanı: Randy Westgate, Dugg Kirkpatrick, Calvin Scott
Purple Pictures – Summit Entertainment / UIP Filmcilik
Başrolünde Paris Hilton’un oynadığı “The Hottie and the Nottie”, gözlerimizi kapatıp kalbimizi açmak üzerine bir romantik komedi filmi…
Filmin merkezinde “kusursuz 10 numara” bir kadın Cristabel Abbott (Paris Hilton); onun daha az talihli arkadaşı June Phigg (Christine Lakin) ve ikisinin tam ortasında bir erkek vardır. İlkokul yıllarından beri Cristabel’in sevgilisi olma isteğiyle yanıp tutuşan Nate Cooper (Joel David Moore), hayallerinin gerçek olması için onun çirkin kankasına bir erkek arkadaş bulmak zorundadır. Bunu başaramadığı takdirde hayallerinin kızının üstüne bir bardak soğuk su içmek zorunda kalacaktır.
Kimdir bu Juno???

Yönetmen Jason Reitman
Oyuncular Ellen Page, Michael Cera, Jennifer Garner, Jason Bateman, Allison Janney, J.K. Simmons, Olivia Thirlby
Senaryo Diablo Cody
Yaşıtlarının çoğu MySpace'teki veya Facebook'taki sayfasını güncellerken, alışveriş merkezlerinde alışveriş yaparken Minnesota'lı zeki bir kız olan Juno (Ellen Page), hayatını kendi koyduğu kurallara göre yaşayan bir genç kızdır. Her zamanki gibi sıkıcı geçen bir öğle sonrasında erkek arkadaşı Bleeker ile (Michael Cera) seks yapmaya karar verir.
Önceden planlanmamış bir hamilelikte yüzyüze kalan Juno ile en iyi kız arkadaşı Leah (Olivia Thirlby), Juno'nun henüz doğmamış bebeğini evlat edinecek bir aile bulmak için bir plan geliştirirler. İkisinin gözüne kestirdiği ilk aile, evlat edinme özlemiyle yanıp tutuşan Mark ve Vanessa Loring (Jason Bateman ve Jennifer Garner) çifti olur.
Biricik kızlarının Bleeker ile cinsel ilişkiye girdiğini öğrendikten sonra ilk şoku atlatan ailesi de Juno'ya yardımcı olmak için devreye girer. Juno'nun gözüne kestirdiği çiftin “kaçık” bir çift olmadığından emin olmak isteyen Baba Mac, biricik kızının uygun aile bulma girişimlerinde ona eşlik eder. Bu arada üvey annesi Bren de, 18 yaş altı hamilelikle ilgili önyargılarla boğuşan Juno'ya duygusal destek sağlar.
Sonbahar kışa, kış ilkbahara dönüşürken Juno artık doğum yapacağı güne adım adım yaklaşmaktadır. Juno'nun fiziksel görünümündeki değişiklikler onun kişisel olgunlaşmasının aynası olurken, bebeği evlat edinmek isteyen Mark ve Vanessa çiftinde tam ters yönde gelişmeler olur ve görünüşte mutlu hayatında çatırdama sinyalleri başlar.
Böyle bir durumla karşılaşan ergenlik çağındaki genç kızların tipik öfkesinden uzak duran Juno, karşısına çıkan problemlerin üstüne korkusuzca giderek engelleri tek tek ortadan kaldıracak; bunu yaparken gençlik enerjisini sonuna kadar sergilemekten çekinmeyecektir.
Juno hakkında daha çok bilgi
Sıradışı bir Türk filmi: Girdap

Görünen bilinmesi istenendir...
Yönetmen Talip Karamahmutoğlu
Oyuncular Ozan Bilen, Fuat Saka, Eda Özerkan, Teoman Kumbaracıbaşı, Ali Sürmeli, Selçuk Yöntem, Emre Canbolat
İstanbul Üniversitesi'ni kazanan Umut, Antalya'dan gelip okul kaydını yaptırdıktan sonra kantindeki ilanlar yoluyla kiralık bir ev ve iki ev arkadaşı bulur.
İki arkadaşıyla birlikte paylaştığı öğrenci evinde yaşadığı bazı mistik, doğa üstü olaylar, Umut'un bilgilenme kaynaklarını çeşitlendirdiği gibi bu donanım farklılığı onun arkadaş çevresini ve yaşam tarzını da değiştirir.
Karşılaştığı metafizik olaylarla başa çıkmanın bir yolu olarak; ibadetlerle ve ritüellerle örülü daha dini bir hayat tarzını seçen Umut için başlangıçta her şey iyi gitmektedir.
Fakat bilgilenme kaynaklarının onu götürdüğü yer “Siyasal Ümmetçi” bir çevre olunca, Umut'un da dini yaşantısı yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmayıp “siyasallaşır” ve o artık bir “fundamentalist” olur.
Bu başkalaşım kahramanımızı; başlangıçtaki arkadaş çevresinden, kız arkadaşından ve son olarak da (seçimi sebebiyle çatıştığı) ailesinden koparır, uzaklaştırır.
Başlangıçta ve camiye gittiği günlerde sevgi ve hayat dolu olan Umut, siyasallaştıktan sonra, kin ve nefretin donattığı saldırgan bir kişiliğe bürünmüştür. Bu ruh ve düşünce halinin Umut'u götürdüğü son, “intihar eylemcisi” olmaktır.
Girdap Hakkında Daha Çok Bilgi
Meleğin Sırları - Nehir Erdoğan

Yönetmen: Aclan Büyüktürkoğlu
Oyuncular: Nehir Erdoğan, Nilüfer Açıkalın, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Jay Karnes
Konu
İngilizce öğrenmek amacıyla ABD'ye gelen 'Ebru' adlı Türk kızının başından geçenleri konu alan filmde Nehir Erdoğan'a Türk oyuncular Nilüfer Açıkalın ve Ayşe Nil Şamlıoğlu eşlik ediyor.
Çekimleri Hollywood’da gerçekleştirilen ilk Türk-Amerikan filmi olma özelliği taşıyan Meleğin Sırları/Broken Angel’ da sadece Türk oyuncular değil, Amerikan ve Türk seyircisinin yakından tanıdığı Amerikalı oyuncularda yer alıyor: Digitürk’te yayınlanan 'The Shield' dizisiyle tanınan Jay Karnes, 'Starship Troopers' ve ‘Stigmata’ filmiyle zirveye çıkan ve ‘Days of OurLives’, ‘Melrose Place’ gibi dizilerle ülkemizde de tanınan ve People dergisi tarafından Dünyanın En Güzel 50 kişisi listesine seçilen Patrick Muldoon ve ‘Asteroid’ filmin ana karakterlerinden Zachary Charles, filmde önemli rollerde yer alan Amerikalı oyuncular arasında.
Filmde, annesi tarafından ABD’ye gönderilen ancak oradaki hayat şartlarının filmlerde sunulduğu gibi toz pembe olmadığını anlayan masum bir genç kız olan Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları ve başına gelen kötü olaylar sonrasında düştüğü durumu ve onu bu kötülüklerden korumaya çalışan Rusty isimli işitme engelli bir sanatçı konu ediliyor.
Meleğin Sırları/Broken Angel filminin yapımcıları Leslie Büyüktürkoğlu ve Kevin Corchiani bunun Türkiye'nin gerçek yüzünü anlatmayı amaçlayan bir film serisinin ilki olduğunu belirttiler. Meleğin Sırları/Broken Angel’ın Mart ayında Türkiye’de gösterime girmesi bekleniyor. Filmin yapımcıları, filmden ve filmin başrol oyuncusu Nehir Erdoğan’ın performansından çok etkilendiklerini ve yurt dışındaki festivallerde ‘en iyi film’ ve ‘en iyi kadın oyuncu’ dallarında ödül kazanacaklarından çok ümitli olduklarını belirttiler.
Meleğin Sırları Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey